Röportaj 03

Yıllarca radyo ve televizyon sektörleri içinde bir çok projede görev alan Emir ile medya sektörünü, gelecek hedeflerini ve TENGA’yı konuştuk.

- Seni detaylı bir şekilde tanıyabilir miyiz?

1982 doğumluyum, bu sene 32 yaşına bastım. Kendimi bildim bileli televizyonla ilgili bir meslek edinmek istedim, fakat maalesef üniversiteye giriş sınavı sayesinde Gazetecilik bölümüne yerleştim. Üniversite eğitimimi Gazetecilik üzerine tamamlasam da hiçbir zaman bu meslekle ilgili bir işte görev almadım. Uzun yıllar çeşitli televizyon yapımları için grafik tasarım, post prodüksiyon ve hatta bir müddet yönetmen yardımcılığı yaptım. Televizyon projelerinde çalışmak benim için her zaman çok eğlenceliydi.

- Televizyon projeleri için eğlenceli derken tam olarak ne demek istiyorsun, biraz açar mısın?

Bildiğiniz üzere mevzu televizyon olunca iki ana konu var; bilgilendirme ve eğlence. Televizyon yapımlarının %70’i eğlence amaçlı olduğundan dolayı bu yapımların hazırlanmasında çalışan senaristten tutun yönetmene, yapımcıdan, aktörlere, hatta ışık ve dekorasyon sorumlulularına kadar herkes yoğun bir iş temposu altında, çok stresli bir şekilde çalışsalar dahi hiçbir zaman beyaz yakalılar denen kesimin çalışma şartları gibi masa başı görevleri yoktur. Mesai saatleri çok büyük ölçüde esnektir, giyim kuşam gibi zorunluluklar çoğu zaman bulunmaz, geniş bir sosyal çevreye sahip olursunuz ve ortaya çıkarılan işler eğlencesi bol olduğundan dolayı bu işlerin hazırlanması her zaman eğlencelidir. Ben televizyon kariyerimi bırakana kadar hedefim alışılmadık işlerin altına imzasını atan bir yapımcı olmaktı.

- Uzun yıllar eğlenceli yapımların seyirciyle buluşturulmasında görev aldıktan sonra bu sektörü neden hızla terk ettin?

Televizyon yapımları popüler kültürün kurbanı olma yolunda hızla ilerliyordu, idealist insanlara, yenilikçi fikirlere pek yer yoktu, ticari kaygılar sanatın önüne geçiyordu, dolayısıyla bu sektörde devam etmeme kararı aldım. Yakın bir sektör olan medya sektörüne ilgim vardı ama haber ve gazetecilik konularında yaratıcılığımı dilediğimce gösteremezdim, dolayısıyla Reklamcılık yapmaya karar verdim ve Halkla İlişkiler, Tanıtım konularına özelleşebileceğim bir Yüksek Lisans programına başladım. Tecrübelerimi akademik araştırmalarla desteklemek ve reklamcı olarak yoluma devam etmek istedim.

- Özel hayatına geçmek isteriz, neler yapmaktan hoşlanıyorsun? İlgilendiğin bir spor var mı? Takip ettiğin yazarlar kimler?

Yabancı diziler izlemeye ve fantastik kurgu kitapları okumaya bayılırım. Sıkı bir Dr. Who hayranıyım, hem kitaplarını okudum, hem de eski ve yeni yapım olan dizilerinin tüm sezonlarını seyrettim. Hayranı olduğum bir fantastik kurgu serisi var; Ölüm Kapısı. Buaralar ise İhsan Oktay Anar’dan 7. Gün kitabını okuyorum; kendisi eski Osmanlı tarihini baz alan mistik kurgular yazıyor; içinde hafif büyü, simyacılık ve bol rüyalar var.. Buarada favori filmim 2010 yapımı Sound of Noise filmi, izlemeyenler için muhakkak tavsiyemdir, özellikle amatör müzikten hoşlananlar için inanılmaz keyifli. Benim müzik zevkim biraz Brit-Pop biraz da Indie içeriyor, mesela Kings of Convenience İstanbul’a geldiğinde gidememiştim, bu yüzden çok çok uzun bir süre kendimi affedemedim. Son olarak spor da yapıyorum :D belki dünyanın en kötü tenis oyuncusuyum ama kız arkadaşımla birlikte tenis oynamaktan çok keyif alıyoruz.

- Anlaşılan çok yönlü birisin. Şimdi TENGA hakkındaki düşüncelerini rica ediyoruz. Hiç ürünlerimizi kullanma şansın oldu mu?

Daha önce hiçbir zaman mastürbasyon yapmaya yardımcı bir ürün kullanmamıştım. Bunun nedeni sanırım bastırılmış duygulardan ve bu ürünlere ulaşmanın çok zor olmasından dolayıydı. Mahalle baskısı denen şey gerçek ve çok kuvvetli, oysa dünyadaki evli ve bekar her erkek mastürbasyon yapıyor ama ne hikmetse herkes yapmıyor gibi davranıyor. Tamam, herkes yaptığını haykırsın demiyorum tabikide ama bari bu yalanı kendisine söylemesin. Kendi başına, kimseden habersiz daha zengin ve renkli bir cinsel tecrübe edinmek istiyorsa alsın TENGA kullansın, böylelikle belki kadınları salt birer seks objesi olarak görmekten de vaz geçeriz. TENGA’nın dünyaya çok farklı bir bakış açısı getirdiğine inanıyorum, zaten geçen ay İngiltere’de markette TENGA satıldığını görünce bu görüşüm sabitlendi. Tamamen kaliteli ve hijyenik şartlarda, üstelik boş şeyler vaad etmeden, teknolojiyi kullanarak erkeklere somut şeyler veriyor bence. Bana ilk TENGA’mı kız arkadaşım doğumgünümde hediye etmişti ve kullandıktan sonra inanamadım olup bitene, Japonların hakkını vermek lazım, gerçekten kutluyorum. Seks ve mastürbasyonun ayrı şeyler olduğunu düşünüyorum. Seks çoğul deneyimlenen bir şey, mastürbasyon ise tekil; yani arasında dağlar kadar fark var, ikisi de apayrı kavramlar. TENGA erkeklere tekil yaşanan cinselliği daha zevkli hale getirdiğini vaad ediyor sadece, başka da bir iddası yok. En hoşuma giden konu da bu zaten, TENGA’lar şunu yapar, bunu yapar, buna yarar demiyorsunuz, tek söylediğiniz maksimum sağlık ve hijyen koşulları altında erkeklere mümkün olan en yüksek cinsel hazzı tecrübe ettirmesi.. TENGA’ların hepsi ciddi bir araştırma ve teknoloji yatırımıyla dünyanın en kaliteli üretimlerinden birini yapan Japonya’da üretiliyor, markanızı İngiltere’de, ABD’de, Almanya’da hipermarketlerde bile görüyoruz, Türkiye’de hiç alışılmadık perakende platformlarında; eczanelere, e-ticaret sitelerinde, tasarım butiklerinde TENGA’ları bulabiliyoruz, dolayısıyla zaten kalitenizi ve farkınızı anlamak kolay.

- Çok keyifli bir sohbet oldu. Tanıştığımıza çok memnun olduk.

Çok teşekkür ederim.

TENGA Türkiye Facebook TENGA Türkiye Twitter
Kargo 5TL
100TL Üzeri Kargo Bedava Paket Gizliliği
Kapıda Ödeme Axess'e 12 Taksit
Copyright© Pandoris® LTD. Her hakkı saklıdır.